Ülkelerin yatırım yapılabilir olması dışarıdaki yatırımcıları ülkeye çekebilmesi için ekonomide güven olmazsa olmaz kuraldır. Yatırım yapacak kişilerin veya şirketlerin tasarruflarını doğru yere kanalize etmeye çalışmaları ve tabi ki yapılan yatırımlardan kâr elde edebilme amaçları güven unsuruna dayanmaktadır. Bu durumda ülkelerin ihraç edilen değerli kağıtlarına rağbet gösteren şirketler, zamanı dolan bu değerli kağıtların ederlerini alıp alamayacaklarına yönelik kuşkuları o ülkenin CDS değerlerinden anlaşılır.
Peki bu derece öneme sahip olan ve son zamanlarda sıklıkla ifade edilen ve ne yazık ki Türkiye'nin 500 'ü aşan CDS primi ne demektir. Teorik olarak açıklanacak Credit Default Swap(CDS), (Türkçeye kredi temerrüt sigorta primi olarak çevrilebilir), bir alacaklının, üçüncü bir kişiye belli bir ücret ödeyerek alacağını garantilemesidir (paratakipcisi.com,cds primi nedir). Daha basit bir ifade ile tasarruflarını değerlendirecek olan bir şirketin tahvil ihraç eden bir ülkeden belli bir bedel odeyerek belli faiz de eklenerek karşılığında hazine tahvili veya buna benzer değerli kağıt aldığını düşünelim. Bilindiği üzere belli bir vade ile satın alınan bu kağıtlar günü geldiğinde faizi ile birlikte geri verilmesi şartı ile alınır. Eğer ki günü geldiğinde ödenmeme riski bulunuyorsa bu durumda 3. bir şirket devreye girerek belli bir bedel karşılığında borcun ödenmeme riskine karşı alacağınızı sigortalamaktadır. İşte bu durum CDS primi olarak adlandırılır. Risk durumunu belirlemede söz konusu ülkeninin borç enstrumanları için ne kadar yüksek CDS primi ödeniyorsa, o ülkenin riskleri de o kadar yüksek demektir. Bu durumu söyle örnekleyebiliriz. Bir arkadaşınıza borç para vereceksiniz fakat ödeyip ödemeyeceği konusunda tereddütleriniz var. Bu durumda bir kefil istiyorsunuz ve kefilin borcun sahibi olan kişinin borcunu belli bir yüzde karşılığında üstleniyor. Borçlunun buradaki güvenilirliği yüzdenin artmasına veya azalmasına sebeb olur. Eğer borcun ödenmeme riski yüksek ise yüzde artarken risk düştükçe yüzde azalmaktadır.
Günümüzde CDS sadece yapılan tahvil vb. yatırımları sigortalama işleminin ötesinde ülke risklerini açıklayan bir gösterge olarak da kullanılır (haberturk.com"cds nedir nasıl yorumlamır (09.05.2019). Yani siz ülkelerin CDS primlerine bakarak o ülkenin borcunu geri ödemedeki sadakatini ölçebilirsiniz.
Ülkelerin genel CDS primlerine bakıldığında en düşük risk primine sahip olan ülke 0.16 risk ödemesi ile Norveç'tir. Yani Norveç'in borcunu ödeyememe durumuna karşılık katlanılacak maliyet 0.16 ile ülkeler arasında en düşük risk primine sahiptir. Buna karşılık Arjantin yaşadığı krizler, siyasi ve ekonomik istikrarsızlıklar neticesinde en yüksek risk primine sahiptir. Arjantinin aldığı borçları ödeyememesi durumunda katlanılacak maliyet % 20 dir.ya da başka tabirle Norveç'in borcunu ödeyememe riski 0.16 iken Arjantin'in ödeyememe ihtimali %20'dir.
Ülkelerin sadece finansal ve ekonomik durumları ile birlikte siyasi durumları da CDS primlerinin belirleyicisi durumundadır. Blomberg 9 Mayıs 2019 daki haberine göre; ABD'li rahip Brunson'un tutuklanması sonrasında iki ülke arasında tırmanan gerginliğin etkisiyle Eylül ayında 570 bp aşan risk göstergesi, sonrasında ise kademeli olarak azalarak Şubat'ta 297 seviyesine kadar gerilemiş Söz konusu dönemde 7.2362 ile tüm zamanların yükseğini gören dolar/TL kuru da Şubat ayında 4.96'lı seviyelere kadar indi. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın (TCMB) faiz artırımına gitmesi, mali politikaların enflasyonu düşüreceği yönündeki beklentiler ve jeopolitika gerginliklerin azalması risk algısını düşürdü.Fakat Risk göstergesi 31 Mart belediye seçimlerinin öncesinde hızlı bir şekilde yükselerek 312'li seviyelerden 448'e kadar tırmanmıştı. Risk algısındaki artışta Merkez Bankası'nın döviz rezervleriyle ilgili endişeler de etkili oldu. Görüldüğü üzere ülkede yaşanan siyasi istikrarsızlıklar CDS primi üzerinde negatif yönde etki ederken yurt dışından gelecek olan yatırımcįların daha temkinli hareket etmesine sebeb olur.
Özetle dış dünya ile açık yürütülen ekonomilerde finans ihtiyacını karşılayabilmek ve yatırımları gözdesi olmak isteyen ülkelerde ekonomik ve siyasal istikrarın göstergesi olan CDS primi ülkelerin güvenilirliğinin fotoğrafı misyonunu yüklenmekte ve CDS primi düşük olan ülkeler her zaman yatırım için daha cazip ülke pozisyonunda bulunmaktadır.
Ödemeler dengesi ve ilgili istatistikler , temel olarak bir ülkenin yurt dışı yerleşikler ile olan tüm ekonomik işlemlerinin akım olarak derlendiği bir istatistiktir. Ayrıca; uluslararası yatırım pozisyonu, özel sektörün yurt dışından sağladığı kredi borcu, kısa vadeli dış borç gibi stok olarak derlenen ilgili istatistikler de bu kapsama girmektedir. Merkez Bankasının yaptığı tanımını da baz alarak denilebilir ki; bir ülkedeki yerleşiklerin diger ülkelerle belirli bir dönemde ki yıl bazlı veriler dikkate alınır gerçekleştirdiği iktisadi işlemlerin kaydedildiği tablo bize ödemeler dengesini verir. Ödemeler dengesinde dikkate alınacak husus, yerleşikler tabirinin söz konusu ülkede bir yıldan fazla sürede ikamet eden kişi ve kurumların bir yılda dış dünya ile gerçekleştirilen mal, hizmet, transfer ve varlık işlemleridir. Ödemeler dengesini oluşturan kalemler -Cari İşlemler -Finans Hesapları -Net hata noksan -Merkez Bankası Rezervleri'nden oluşmaktadır. ...
İşsizlik en basit tanımı ile çalışmak isteyen ve çalışma gücünde olan kişilerin iş bulamama durumudur. Fakat bu tanım iktisatçılar için yetersiz bir tanımdır. Çünkü işsizliği meydana getiren birçok etken varken sadece iş bulamayan topluluk olarak tanımlamak işsizlik tanımını kısır hale getirir. Türkiye'de işsizlik tanımı yapılırken son 4 haftada iş başvurusunda bulunupta iş bulamayanlar, mevsimsel şartlardan dolayı iş bulamayanlar ve ya kendisine uygun iş bulamayanlar bu kapsamın dışında bırakılır ve böylece dar anlamda işsizlik tanımı yapılır. Geniş işsizlik tanımı ise, dar anlamlı işsizlik tanımına ek olarak uzun süreli iş bulamayanlar,mevsimsel işsizler,cesareti kırılmış işsizlerin eklenmesiyle ortaya çıkan işsizliktir. İşsizlik oranı ise bir ülkede çalışma gücünde ve isteğinde olan işgücü içerisinde (ki bu o ülkede yaşayan 15-65 yaş arası kitleyi içerisinde barındırır .) çalışmayan kesimin oranıdır.( U=(...
Son zamanlarda ekonominin sürekli çalkantı halinde olması, sanal ortamdan yapılan açıklamalarla bile dolar kurunun zik zaklar çizmesi, ve ekonominin sıcak para olgusuna dayanmasından mütevellit yaşanan sıkıntılar yapısal reformların kaçınılmaz olduğunu ve en kısa zamanda sosyal, siyasal ve ekonomi alanlarinda reform çalışmaları olmasını gerekli kılıyor. Peki bu derece öneme haiz yapısal reformlar nedir? Mahfi Eğilmez'in tanımına göre Ya pısal reform, bir sistemin daha verimli çalışabilmesi ve şoklara karşı daha dayanıklı hale getirilebilmesi için o sistemin yeniden yapılandırılması olarak tanımlanabilir. (Mahfi egilmez 2015) Yapisal reformlar birçok alanda yapılması gereken degisimler veya dönüşümlerdir.bu alanlar siyasal, sosyal ve ekonomik alanlarda olmakla birlikte alt dallara da ayrilmaktadir. Aşağıdaki tabloda yapısal reformların dalları mevcut durumları yapılması gerekli olan reformları göstermektedir. ...
Yorumlar
Yorum Gönder